gebelik.net
Dr.
Kağan Kocatepe
tarafından hazırlanmıştır.
Gebe kalamama nedeniyle çare
arayan bir çift doktora mutlaka
beraber başvurmalıdır.
Öncelikle bir Kadın
Hastalıkları ve Doğum
uzmanına başvurulduktan sonra
gerekli diğer branş
doktorlarından konsultasyon
istenir.
İnfertilite tetkikleri temel
olarak aşağıda bahsettiğimiz
üç ana başlığa ait
sorunları belirlemek için
kullanılırlar.
1-Sperm üretimi ve
spermin iletilmesiyle ilgili
sorunlar için spermiyogram
yapılır
2-Oosit (yumurta
hücresi) üretimi ile ilgili
sorunları tespit için ovulasyon
(yumurtlama) olup olmadığı
belirlenir.
3-Oosit ve spermin
karşılaşması ve
birleşmesiyle ilgili sorunları
tespit için histerosalpingografi
("ilaçlı rahim ve tüp
filmi") çekilir.
Bu üç tetkik infertil bir
çiftin incelenmesinde mutlaka
yapılması gereken "olmazsa
olmaz" tetkiklerdir. Diğer
tetkikler bu üç ana tetkikin
tamamlayıcısı veya ileri
basamakları olarak rol alırlar.
Şimdi infertil çiftin
değerlendirilmesini ayrıntılı
olarak inceleyebiliriz:
Jinekolojik Muayene ve
Ultrasonografi
Bu, değerlendirmenin önemli
bir parçasıdır. Kadında
gebeliğe engel olabilecek
vajinismus, vajinada,
rahimağzında ve uterusta
(rahimde) doğumsal kusurlar,
rahim miyomları, over
(yumurtalık) kistleri gibi
jinekolojik patolojiler, yapılan
muayene ve ultrasonografi ile
anlaşılabilir ve bazı
durumlarda daha ileri inceleme
yapılması için yol gösterici
olabilirler.
jinekolojik muayenenin
ayrıntıları için tıklayın
vajinismus ile ilgili
ayrıntılar için tıklayın
Erkeğin
Değerlendirilmesi
İnfertilite
değerlendirmesinde yalnızca
spermiyogram yapmak yerine
erkeğin Üroloji uzmanı
tarafından değerlendirilmesinde
fayda vardır. Bu
değerlendirmede erkekte
gebeliğe engel olabilecek
peniste şekil bozuklukları,
ereksiyon(sertleşme) kusurları,
erken boşalma, impotans gibi
sorunlar, varikosel, hormonal
dengesizliğe işaret edebilecek
patolojiler saptanabilir.
Spermiyogram incelemesi bu
muayenenin önemli bir
parçasıdır.
Usulüne uygun olarak
alınmış ve değerlendirilmiş
bir spermiyogramda aşağıdaki
parametreler mutlaka yer
almalıdır:
sayı/ml
ileri hareketli sperm yüzdesi
meni hacmi
morfolojik olarak normal yapıda
olan sperm yüzdesi
meni sıvısının pH değeri
20 milyon/ml ve/veya %40
motilite (hareketlilik) altında
kalan değerler subfertiliteye
("zor gebe bırakma")
neden olurken tekrarlanan
spermiyogramlarda sperm
sayısının 10 milyon/ml
altında ve/veya hareketliliğin
%20 altında olması durumunda
gebelik oluşma ihtimali düşer.
erkek infertilitesinin
ayrıntıları için tıklayın
normal spermiyogram
değerlerini görmek için
tıklayın
Kadında Hormonal
Tetkik
Özellikle adet
düzensizliği, tüylenme, kilo
problemi, göğüslerden süt
gelmesi gibi durumlarda hormonal
bir dengesizlik olma olasığı
yüksektir. Kadında polikistik
over dışında yumurtlamayı
olumsuz yönde etkileyen iki
önemli hormonal bozukluk
vardır: Birincisi tiroid
problemleri (tiroid
hormonlarının normalden fazla
ya da az salgılanması) ve
ikincisi hiperprolaktinemi
(hipofiz bezinden salgılanan
prolaktin hormonunun yüksek
olması). Bu iki durumu ortaya
çıkarmak için kanda TSH
ve Prolaktin değerleri
bakılır. Belli durumlardan
şüphelenildiğinde buna diğer
hormon tetkikleri eklenebilir.
PKO ile ilgili ayrıntılar
için tıklayın
Folikülometri
("yumurtlama takibi")
Ovulasyonun belirlenmesinde
kullanılan bir yöntemdir.
Burada adet döngüsünün ilk
günlerinden itibaren
yumurtalıklar ultrasonografiyle
dikkatli bir şekilde
değerlendirilir.
Yumurtalıklardan birinde oluşan
folikül (nadiren birden fazla
sayıda folikül oluşabilir)
gelişimi belli aralıklarla
yapılan seri ultrasonlarda
izlenir. Bir folikülün 16-20
mm. çapına ulaştıktan belli
bir süre sonra kaybolduğunun
gözlenmesi ve aynı zamanda
karın içinde serbest sıvı
saptanması yumurtlamanın
kanıtı olarak kabul edilir.
Folikülometri daha çok
ovulasyon induksiyonu
("yumurtlama tedavisi")
yapılan sikluslarda folikül
gelişimi takibinde kullanılır.
Kadında ovulasyon
(yumurtlama) olduğunda çatlayan
folikül aktif olarak progesteron
hormonu salgılayan ve corpus
luteum (korpus luteum okunur)
adı verilen yapıya dönüşür.
Ovulasyonun olup olmadığını
belirlemede kullanılan en etkin
yöntemlerden biri de progesteron
hormonu ölçümüdür.
Kan numunesinin alınacağı
günün bilinmesi için kadının
sikluslarının kaç gün
sürdüğünün iyi bilinmesi
gerekir. Beklenen adet tarihinden
6-8 gün önce kan alınır.
Kanda progesteron hormonunun
belli bir seviyenin üzerinde
bulunması yumurtlama olduğunun
göstergesidir.
Yumurtalık Rezervi
Değerlendirmesi
Özellikle ileri yaşlarda
olan kadınlarda, adet
düzensizliği yaşayan
kadınlarda ve tüp bebek
tedavisinden önce
yumurtalıkların
olgunlaşabilecek yumurta
hücrelerinin yeterliliği
açısından durumunun
değerlendirmesi amacıyla
yapılan bir incelemedir. Adet
kanamasının 2, 3 veya 4.
gününde kanda FSH ve E2
(estradiol) değerlendirmesi ve
vajinal ultrasonografide
yumurtalıklardaki antral
folikül sayısının
belirlenmesi şeklinde yapılır.
FSH ve E2 ölçümü>>
Antral Folikül
Sayısı>>
Endoskopik Yöntemler
(Laparoskopi ve Histeroskopi)
Birinci basamak tedavi cevap
vermediğinde, HSG'de tüpler
tıkalı bulunduğunda veya
jinekolojik değerlendirmede
kitle, endometriyosis gibi
bulgular saptandığında
laparoskopiye başvurulur.
Laparoskopi genel anestezi
altında yapılan bir işlemdir.
Göbek deliğinin hemen altından
açılan bir delikten 10 mm.
çapında bir boruyla karın
boşluğuna girilir ve içeriye
gaz verilerek organların
birbirinden uzaklaşması
sağlanır. Daha sonra bu
delikten bir kamera
yerleştirilerek tüm iç genital
organlar gözlenebilir
Gerekli durumlarda karnın alt
kısımlarına açılan daha ufak
deliklerden bistüri, koter,
makas gibi aletler
yerleştirilerek çeşitli
operasyonlar da laparoskopiyle
gerçekleştirilebilir.
Laparoskopiyle endometriozis,
pelviste yapışıklıklar rahim
ve diğer yapılardaki yapısal
anormallikler tanınabilir.
Laparoskopi esnasında
rahimağzından verilen boyanın
(kromopertubasyon) tüplerden
geçişi, varsa nerede
tıkanıklık olduğu daha net
olarak görülür. Laparoskopi
tanı dışında aynı seansta ya
da farklı bir seansta tedavi
için de kullanılabilir.
Laparoskopiyle yumurtalık
kistleri çıkartılabilir,
tüplerdeki tıkanıklıkların
bazıları giderilebilir ve
pelvisteki yapışıklıklar
temizlenerek yumurtalıklarla
fimbriyalar arasındaki engel
kaldırılabilir. Bu amaçla
lazer, koter ya da basit bistüri
tekniği kullanılabilir.
HSG incelemesinde rahim
içinde "septum" (rahim
içi perde) bulunduğunda
tedaviye geçmeden önce
laparoskopi yapılarak bunun
gerçek bir septum mu olduğu,
yoksa bikorn uterus ("çfit
rahim") adı verilen
doğumsal kusurdan mı
kaynaklandığının ayırıcı
tanısı mutlaka yapılır
(HSG'de hem septum hem de uterus
bicornis çok benzer bulgular
verir).
Histeroskopi ise
rahimağzından girilerek rahim
içinin incelenmesi yöntemidir.
HSG'de rahim içinde sorun
bulunduğunda histeroskopi
yapılarak tanı doğrulanır. Bu
aşamada rahim septumu
("perde") cerrahi bir
işlemle çıkarılabilir,
Asherman sendromunda oluşan
yapışıklıklar giderilebilir.
|